İmamoğlu’ndan ‘çivi çakamadı’ diyen Erdoğan’a yanıt: Partizan Cumhurbaşkanı olur mu ya?

İBB iştirakleri KİPTAŞ, BİMTAŞ ve İmar AŞ, ‘İstanbul Yenileniyor’ projesi kapsamında, depreme dayanıksız binaları ve tek yapıları dönüştürmeye devam ediyor. Bakırköy ilçesindeki İş Bankası Mensupları Sitesi’nin yıkımı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ve hak sahiplerinin katılımıyla bugün yapıldı. 7 blok, 54 konut bağımsız birimden oluşan binanın yıkımında konuşan İmamoğlu, şunları söyledi: 

KENTSEL DÖNÜŞÜM AÇIKLAMASI

Kiptaş’ın bizden önceki 25 yılında yaptığı kentsel dönüşüm ya da bu tür risk taşıyan binalardaki bağımsız bölüm sayısının üstüne çıkmış durumdayız. Bugün burada eski bir yapıyı ve ne yazık ki artık riskli yapı sıkıntısında olan bir binayı dönüştürüyoruz. Burada aslında ortaya koymak istediğimiz mesaj şu; biz, bu yapıları tespit ediyoruz. İlçe belediyelerimizle iş birliği yapıyoruz. İşte bugün Bakırköy’deyiz, yarın Küçükçekmece’de. Bir an önce bu yıkımları yapıp, bir an önce de insanlarımızı sağlıklı yapılara kavuşturma arzusundayız. Bu, İstanbul’un en temel meselesi. Yani bu meselenin üzerine gitmek zorundayız. Yıkımı gösteriyoruz, sebebi şu; evet, biz yüzlerce binayla görüşüyoruz, konuşuyoruz. Yakın zamanda yine dört yüzün üstünde bağımsız binayı yıkmış olacağız ama bu meseleyi, biz istesek de çözemeyiz tek başımıza. Biz, burada insanlarımızı teşvik ediyoruz. Bir an önce anlaşın. Çünkü bu aynı zamanda serbest piyasanın işi, aynı zamanda müteahhit firmaların işi, uzlaşın. Biz, uzlaşmanın olmadığı, sıkıntı olduğu yerlerde biraz daha teminat gibi davranıp, KİPTAŞ marifetiyle, Büyükşehir Belediyemizin kurumlarının marifetiyle bu yıkımları yapıyoruz. 2 bin 200 bağımsız bölüm ne demek biliyor musunuz? Yani yıkıma tabi tuttuğumuz bu yapıları ve dönüştürdüğümüz yapıları çarptığımızda yaklaşık 9 bin insanın aslında hayatını teminat altına alıyorsunuz. Deprem yaşadık ve 11 şehrimizdeki bu büyük acıdan sonra gerçekten bu işe hep beraber, milletimizin birinci meselesi diye bakıp süreci çözüme kavuşturmakla yükümlüyüz. Yeni yapıları yaparken hem kalıcı, dayanıklı hem de önümüzdeki yüz yıla hizmet edecek karakterli, kimlikli yapılarla süreci dönüştürmek zorundayız.

‘KILIÇDAROĞLU’NUN HÜKÜMETİYLE GÖRECEKSİNİZ’

Bunlardan asla vazgeçmeyeceğiz. Bu örnek çalışmaları, inşallah milletimizin iktidarı olacak olan Millet İttifakı’nın iktidarında Cumhurbaşkanı’mızla beraber, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hükümetiyle birlikte göreceksiniz bu konuyu Türkiye’nin her yerine yayacağız ve özellikle bu 11 belediye, bir daha yaşanmaması ve yapılan yapılaşma çarpıklıklarının da bir daha yaşanmaması ki şu anda orada gerçekten ne yazık ki çok da övülecek işlere temel atılmıyor. Abur cubur ve hızlı hareket etme gayreti içindeler. ‘Seçime kadar temel atalım. Milletin huzuruna çıkalım, bir şeyler söyleyelim.’ Ya kardeşim, iyi oturalım, doğru düşünelim, en doğru karar verelim. Yeni kimlikli şehirler katalım. İnsanlarımıza ve insanlarımızın bugünkü barınma ihtiyaçlarını da kimlikli, nitelikli, makul sürelere dayanıklı… Yani geçici konutlara yerleştirelim demiyoruz. Bir abur cuburla süreci yürütüp, yani 30 küsur gün sonra yapılacak seçime yatırım gayreti içindeler. Biz, prensiplerimizden taviz vermeden bu kentin, İstanbul’umuzun dayanıklı bir şehir olması ve oradaki 11 şehrimize de buradan mesaj vererek güçlü bir kent kurma kabiliyetimizi bütün halkımıza göstermek gayretindeyiz. Bunda da başarılı olacağız.”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro hattı açılış töreninde söylediği “3 yılı geçti, bu Büyükşehir Belediyesi İstanbul’a bir çivi dahi çakamadı. Şimdi 14 Mayıs’ta, seçimlerde bunlara dersini vereceğiz” sözlerine tepki gösterdi.

İmamoğlu, Erdoğan’a şöyle yanıt verdi: 

Cumhurbaşkanı, gün geçmiyor ki aklını İstanbul’dan alamazsın ya da İmamoğlu’nun ismini anamamış olsun. Bahsettiği metro hattı üzerinden, kendi metroyla ilgili ayıplarını kapatma çabası içindeler. Bakınız, o metro, 2017’nin başında inşaatına başlanmış, sonunda inşaatı durdurulmuş. Çünkü kredisi yok, ödeneği yok. 2017’nin martında tekrar başlanmış. Ama müteahhit ve para olmayınca çalışamamış, beklemiş. Biz, göreve gelince, eylülde burayı gündemimize aldık. Çünkü hastanenin yapıldığını biliyorduk. Oraya kredi arayışı içinde bulunduk. Ne yazık ki yazılarımıza cevap vermediler. Ve biz, yazıyı tekraren yazdık. İller Bankası’ndan kredi talep ettik hızlıca. Tahvil ihracı sürecine katmak istedik, oraya uyum sağlayamadı bu proje. 

ERDOĞAN’A ‘ÇİVİ’ TEPKİSİ

Ya ‘İller Bankası’ndan 100 milyon euroluk bir kredi verin. Bunu hemen bitirelim. 2022’nin şubatına yetiştirelim’ dedik. Bak, tam bir sene önce, bize cevap bile vermediler. Bakın, cevap bile vermediler. İller Bankası olsun, Vakıf’tan, Halkbank bize beş kuruşluk teminat mektubu bile vermeyen bu devlet kuruluşları, şimdi kalkıyorlar, efendim ‘Çivi çakamadılar’ ve gülüyorum, üzülüyorum bu insanlara. Partizan cumhurbaşkanı olur mu ya? Partizan yani. ‘Şu partili belediyeye vermeyin, bu partili belediyeye verin.’ Bu partizanlıktan kurtulmak için aynı zamanda milletin ittifakına, Sayın Cumhurbaşkanı’mız, 13. Cumhurbaşkanı’mız olacak Sayın Kılıçdaroğlu’na ve bizim birlikteliğimize ihtiyaç var.

BAKIN, BURADA KOCAMAN BİR ÇİVİ ÇAKMIŞ İMAMOĞLU VAR

KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ise ruhsatların ve projelerin hazır olduğunu belirterek şunları söyledi:

“RUHSATLARIMIZ VE PROJELERİMİZ HAZIR

Şu anda Bakırköy’de bu dönemdeki ilk projemiz. 54 tane bağımsız birimi yıkıyoruz. Yüzde 100 uzlaştık. İş Bankası mensuplarına ait bir siteydi burası ve iki parselden oluşuyor. Şu an Yüce Tarla Parseli’nde yüzde 100 uzlaştık. Yanında hemen İncirli Parseli var, orada da yüzde 61’deyiz. Orada da yakın zamanda üçte iki çoğunluğu sağlayıp yıkım ve yapım süreçlerine başlayacağız. Hedefimiz, şu anda yıkımını gerçekleştirdiğimiz parselin nisan sonu, mayıs başı gibi projesinin temelini de atmak. Her şeyimiz hazır, ruhsatlarımız, projelerimiz de hazır. 

BAKANLIKTAKİ HERHANGİ BİR YARDIMDAN FAYDALANMIYORUZ

Burada hak sahiplilerimize daire başı 25’er bin lira taşınma yardımı, 10’ar bin lira da kira yardımı yapıyoruz. Bunu tamamen mevcut projenin içindeki finansmanla çözüyoruz. Bakanlıktan herhangi bir kanun kapsamındaki yardımdan faydalanmıyoruz. Bu da bizim kâr amacı gütmeden kentsel dönüşüm projelerine baktığımızın en önemli kanıtıdır. Bu dönemde KİPTAŞ olarak bin 800 bağımsız birimi yıktık. Yakın tarihte 400’ün üzerinde birimi daha yıkacağız. KİPTAŞ’ın toplam tarihindeki en fazla riskli yapıya çözüm üreten yönetimi olduk. Burada 54 tane konut vardı, bunların tamamı ile uzlaştık ve yakın zamanda temelini atacağız.

ORTAK AKILLA ÇÖZÜM ÜRETMEMİZ LAZIM

Şu anda depremlerden sonra ‘İstanbul Yenileniyor Platformu’na başvuru sayısı oldukça arttı. 25 binin üzerinde bir başvuru var. Bu da şu anlama geliyor; 486 bin riskli yapı, burada yaşayan 1 milyon 750 binin üzerinde insanı kapsıyor. Hepsine çözüm üretmek için çaba sarf ediyoruz ama bunu tek başına Büyükşehir Belediyesi’nin ve KİPTAŞ’ın veya merkezi yönetimin yapma imkanı yok. Burada mutlaka bir araya gelmemiz ve ortak akılla bir çözüm üretmemiz lazım. Vatandaşlarımız şu anda uzlaşarak bu dönüşüme talip, bizim yapmamız gereken de merkezi yönetimle birlikte vatandaşlarımıza uygun ödeme planları, düşük faizli kredi imkanları sunmak.

OLASI DEPREME VURGU YAPTI

Eğer böyle yaparsak şu anda 1 milyon 750 binin üzerinde insanımızın hayatını kurtarabiliriz. Ticaret kaygısı olanlar oluyor. İncirli Parseli’nde ufak tefek ticari kaygılardan dolayı zaman kaybediyoruz. Şu anda yıktığımız yapıların numune kiriş-kolon kesitlerinde gördüğümüz üzere betonlarda kullanılan kalitesiz malzemeler mevcut. Hemen yanındaki parsel de böyle. Vatandaşlarımıza ‘Birinci sıraya can güvenliğini koyun ki daha hızlı uzlaşabilelim’ diyoruz. Bizim burada bir kâr beklentimiz yok. Şu anda verdiğimiz taşınma ve kira yardımı, bakanlığın verdiği rakamların çok üstünde. Çünkü burada bir gelir var, göreceli bir yer. Buradan gelen kaynağı tamamen vatandaşımıza veriyoruz. Beklentimiz uzlaşmaktır. Ufak ticari kaygılarla hareket edilirse olası bir depremde bu yapıda oturan 250 kişinin yaşadığı bu binaların ayakta kalma şansı yok.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir