Erdoğan’ın ‘Vatana ihanet ederim’ Sözleriyle Gündeme Gelen Otoyol ve Köprü Özelleştirmeleri

İstanbul’daki iki boğaz köprüsü ve otoyolları içeren özelleştirme projesi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) ve danışmanlık firması EY’nin Portekiz’e yaptığı ziyaretle yeni bir aşamaya geçti. İngiltere merkezli Reuters’a göre, Türk yetkililer, ihale şartnamesi yayımlanmadan önce Portekizli otoyol işletmecileriyle ön temaslarda bulunmak amacıyla ilk görüşmelerini gerçekleştirdi.

Hükümet, özelleştirme gelirlerini artırmayı hedeflerken, köprü ve otoyolların devri bu amaca katkı sağlaması bekleniyor. Projenin hayata geçmesi durumunda bütçe gelirlerinde belirgin bir artış öngörülüyor. Önceki ihalede, karayolları ve köprülerin işletme hakkı için verilen en yüksek teklifin beklentilerin altında kalması nedeniyle süreç iptal edilmişti.

Kaynaklar, ihale şartnamesinin mayıs veya haziran ayında yayımlanmasının beklendiğini ifade ediyor. Bu takvimle birlikte sürecin ayrıntıları netleşecek. Portekizli otoyol işletmecisi Brisa’nın Türk yetkililerle bir toplantı gerçekleştirdiği, daha önceki özelleştirme süreçlerinde de ilgilendiği hatırlatıldı. ÖİB, EY ve Brisa’nın konu hakkında sorulara yanıt vermediği belirtildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, otoyol ve köprülerin belirli bir süre için işletme hakkının devredilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü, bunun satış anlamına gelmediğini vurguladı.

Türkiye’de yaklaşık 3 bin 800 kilometrelik otoyol ağının önemli bir kısmı kamu tarafından işletilirken, geri kalan kısmı özel sektörün kontrolünde. Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre, otoyolları kullanan araçların yarısından fazlası kamuya ait köprü ve otoyolları tercih ediyor. Boğaz üzerindeki iki köprü, yüksek kullanım oranlarıyla istikrarlı gelir sağlayan varlıklar arasında yer alıyor. Ayrıca, özel sektör tarafından işletilen Avrasya Tüneli ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü, kamuya ait köprülere alternatif güzergahlar sunarak trafik yükünü paylaşıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 2013 tarihinde yaptığı bir açıklamada, daha önceki ihalede verilen teklifin kendisini tatmin etmediğini ve bu rakamın iki katı kadar bir değerin olması gerektiğini belirtmişti. Erdoğan, o dönemde 5,7 milyar dolarlık teklifin düşük bulunması nedeniyle süreci iptal etmişti. Şimdi ise Orta Vadeli Plan’da toplam özelleştirme geliri olarak hedefin 4,4 milyar dolar olarak belirlenmesi bazı soru işaretleri doğuruyor.

Uzman yorumları, özelleştirmelerin ekonomik dar boğazı aşmak amacıyla yapılmasının yanı sıra, elde edilecek gelirin büyük kısmının kısa vadede sağlanacağı ve uzun vadeli gelirin işletme hakkını alacak firmaya devredileceği yönünde eleştiriler öne çıkıyor. Bu durum, sürecin ekonomik etkileri ve uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından önemli bir tartışma konusu haline geliyor.

Author: Hakan Kaplan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir